30 Mayıs 2012 Çarşamba

Four Trees



  Bu gece Egon Schiele'm tuttu. göresim, sevesim geldi. Bazı ressamların resimlerine bakarken, keyfi yerinde mi, acı mı çekiyor, kara kara düşündüğü bir şeyler mi var, hatta evli mi, evliliğinde mutlu mu, fakir mi, yemek almak yerine boya mı alıyor üç kuruşuyla... anlayabiliyorsunuz. hissedebiliyorsunuz. Schiele de öyle bir ressamdı, gencecik yaşında, genç eşiyle beraber, salgın hastalıktan gidivereceğini, yaşarken de sefalet içinde, dertler içinde ama tutku ve coşkuyla dolu olduğunu bütün o çarpık duruşlu, egzantrik kadınları anlatıyor. onlar anlatmazsa gökyüzü yanarken, sessizce ve zarif bir biçimde onları izleyen ağaçları, peyzajları anlatıyor. hissiz kalması zor resimler, hemen her ekspresyonistte olduğu gibi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder