13 Mayıs 2012 Pazar

en uzağa yollanan mektup

sevgili hanımefendi,

tanımadığım anneler içinde en çok sevdiğim. o kadar çok kutlamak isterdim ki sizi bugün. ve öncesinde ise tanımak. beni sever miydiniz bilmiyorum, belki hiç hoşlanmazdınız, tuhaf bulabilirdiniz, ya da fazla düşkün, fazla sevgi dolu, bilemiyorum. ama ben sizi tanımayı çok isterdim. büyük bir ölçüde de tanıyor gibiyim, hayal meyal, göz kararı, benzerliklerden, çocukluktan gelen izlerin dışa vurumundan, güzel bir yetiştirilme şeklinden çıkarımlarda bulunuyorum. ve bazen, bir fotoğrafa bakıyorum uzun uzun, siyah beyaz, kırılgan, kibar bir gülümsemeye, ve o yanaklara, çok iyi tanıdığım, çok sevdiğim, içime yerleşmiş o ifadeye bakıyorum. içimden konuşuyorum da, dinlediğinizi var sayarak. evet biliyorum, bazen çok şikayet ediyorum, çok dert yanıyorum size, ama bana iyi geliyor. ve şikayet ettiğim anlarda bile, minnet ve hayranlık doluyum size, bunu hissettiğinizi de biliyorum. tanıdığım en sorumluluk sahibi çocuk o. evet resmen çocuk, kaç yaşına gelirse gelsin öyle kalacak, o çocuk pırıltısı ve zekası hep olacak üzerinde. ve ben onu izlediğim anlarda (onu izlemeyi ve anlatmayı tuhaf bir görev olarak edindim, seviyorum bu görevi) içimden çok sık gülümsüyorum, yüzüne de gülümsüyorum bazen, o zaman çabuk şımarabiliyor. zaten çok şımarttım, size sık sık bunu da anlatıyorum, ne yapacağımı bilemiyorum çünkü. içimde öyle bir sevgi var ki, aslında annelik hissine çok yakın. ne yapsa yok edemeyeceği bir sabır, hoşgörü ve fedakarlık, ve aynı ölçüde bir heyecan. ah sizinle konuşabilseydim, o kadar iyi biliyorsunuz ki siz bu hissi, ona ilk baktığınız andan itibaren binlerce kat fazlasını hissettiniz çünkü. çok derinden, çok fazla hissettiniz ve o sevgi hala benim tanıdığım çocuğun gözlerinde var, içinde var, sahip olduğu en değerli his olarak saklıyor onu.


  belki her şey çok farklı olurdu. aklımın alamayacağı biçimde, her şey ama her şey farklı olurdu. onun hayatında, başkalarının hayatında. ama, yine aklımın almadığı ve almayacağı sebeplerden, her şey bugünkü halinde. gerçekten üzgünüm. ama inandığım çok güçlü gerçekler var, bildiğim, emin olduğum. o yüzden sık sık konuşuyorum sizinle, hiç tanışmadığımız halde. bu sayfaya evrenin sonsuz boşluğuna göndermek istediğim her şeyi yazdığım gibi, bunları da yazıp gönderiyorum. izlemeye ve anlatmaya devam edeceğim size. uzaktan uzağa hep hayranlık duyacağım bir kadın ve bir annesiniz, anneler gününüz kutlu olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder