30 Ocak 2012 Pazartesi

karlı bir günde, sevgiyle

can dostunun arkasından el sallamak, bir daha ne zaman göreceğini bilmeden, bir başka ülkeye uçuşunu izlemek ne zormuş. ama ne güzelmiş bir yandan kanatlanıp uçmasını görmek, neler yapabileceğini düşünmek. şimdi mesela, neler hissettiğini, ne yapmakta olduğunu merak etmek. şimdi mesela, şimdiden özlemek. gözlerim ikide bir dolup dolup taşarken, eski saçmasapan videolarımızı izlemek, gülmek bir yandan da. başucuma, giderken verdiği mektubu koymak, benim mektubumun da onun başucunda olduğunu tahmin etmek. en iyisini dilemenin, en içten dilemenin gerçek anlamını görmek. çok, çok eskiye gitmek, en, en yeniye bakmak, iki arada bir derede, ne zormuş, ne güzelmiş.

rolling stones'dan ruby tuesday çalarken, ve kar sabahın erken saatinde yağdığı kadar fazla yağmaya devam ederken, ne kadar şanslı olduğumuzu düşünüyorum. prag, floransa ya da londra, hangisi olursa.

2 yorum:

  1. mektubun gün içinde çantamda benimle birlikte seyahat ediyor:) umutsuzluğa düştükçe, seni özledikçe, mutlu veya mutsuz oldukça yani her koşulda açıp açıp okuyorum. hep yanındasın, hep yanındayım, hissediyorum.

    not: önce londra mate.

    YanıtlaSil
  2. ay sanki mektubum çantanda gezince, ben de seninle geziyorum, böyle elinden tutmuş geziyorum hem de :)

    YanıtlaSil