16 Temmuz 2009 Perşembe

across the universe üzerine..


yok, bahsetmek üzere olduğum ''Nothing's gonna change my world..'' şeklinde biten mükemmel şarkı değil.. onu ve daha birçok Beatles eserini içeren, onlar üzerinden ilerleyen şu film. ben bir Beatles hayranı olarak filmi çok geç izledim, pek birşey kaçırmadığımı düşünüyordum. genellikle önyargılarım anlamsız çıkar ama bu sefer gayet doğru çıktı, iyi ki izlememişim bugüne dek.


Söz konusu kusursuz bir müziği yüceltmek ve onun ruhunu yansıtmak olunca film ikiye ayrılıyor benim gözümde: kusursuz müziği yüceltmekte gayet başarılı bir film bu. sırf bu yüzden çekilmiş gibi. öyle ki benim yıllarca Beatles dinletemediğim arkadaşım mp3üne şarkılarını koyacak kadar etkilendi bu filmden. fakat iş bu müziğin ruhunu yansıtmaya gelince film sıfır benim için. öyle ki, ''sırada hangi Beatles şarkısı var?'' beklentisi daha üçüncü şarkıda işkenceye dönüştü, keşke orijinalleri kullanılsaydı dedim, en azından öyle akar giderdi sahneler.. Özellikle George Harrison'ın her şarkısı başka bir hayalkırıklığı oldu başka seslerde. belki Come Together biraz tatmin edici, yada I am the Walrus. belki. Helter-Skelter da içeriğine uygun olarak vurucu biçimde kullanılmış.. Ama yine de bir Beatles müzikaline gerek var mı ki dedim sık sık, zaten bu dört Liverpool'lu çocuk hayatlarının müzikalini yapmışken 10 yılda.

Yıllar önce izlediğim 'I am Sam' isimli dramda, Sean Penn de kurgu da o kadar başarılıydı ki, Beatles şarkılarının ruhunu anlatmak ve yorumlamak için cidden doğru şeyleri yapmış olmalılardı.
O yılların çiçek çocuklarını, asit kafasını, savaşın ensedeki nefesini ve aniden patlak veren özgürlüğü birebir koymak bile yetmiyor işte o ruhu vermeye. Sonuç olarak Beatles, Beatles'tır dostlarım. Benim içinse yapılmış daha üstün bir müzik yoktur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder