Bir öncekinde iyi olduğumu yazarken, bir sonrakinde çok kötü hissettiğim, sonra iyiye, sonra kötüye ve bu durumun geneline çok uzaktan bakınca, belki de düz bir çizgi görünüyordur.

Yılın son günü, oturup tüm yılın aylarına baktım. Her birinde, resmen bir konsept gibi bir perişanlık, bir sarsıntı, bir zorluk olmuş. Stresin etkilerini sonuna kadar yaşadığım bugünlerde, tüm bu stres ağırlığı anlam kazandı. Ocak ayında başlayan, benden bağımsız ama benim hakkımda gelişen gerginlikler, ağlamalar, hem yeni evimin hem atölyenin bana dar hale gelmesi. Rahatsız edilmek, çok fazla hem de. Şubat ayında atölyeye sonradan gelip hepimizin huzurunu kaçıran rezil bir insanın çıkardığı dev rezalet, arkasından benim durduramadığım ağlamalarım ve depresyonum. Mart ayında babamın ameliyatı, korkular, hastanedeki fena görüntüler ve perişanlık. Nisanda atölyeye adapte olma çabası, kafamı toparlayamamam, yakın çevreme güven duyamamam ve hayatımıza yapışıp gitmeyen aptal bir kızın kalkıp hadsizce dükkanımıza gelmesi, sonrasında gerekli ama zor yüzleşmeler. Mayısta tüm bunlardan sonra annemle İtalya'ya gidişimiz kesinlikle yılın güzelliğiydi, belki de tek güzelliği. Sonraki aylar yine zor, Haziran'da tartışmalar, iki yavru serçe bulmamız ile oy kullanma günü arasında olanlar, serçelerden çelimsiz olanı (elbette) bağ kurduğumu hayatta tutamayışımız, sonrası bitmeyen yıpranmalar, ilk defa bu kadar yoğun olan tartışmalar, umutsuzluk. Ailemin evine geldiğim, kafamı toplamaya ve doğru olanı bulmaya çalıştığım, yorucu bir Temmuz. Kendime geldiğim ama bu sefer de stresten bağışıklığımın çuvalladığı Ağustos (Doğumgünümde ateş içinde yatıyor olmam, herkes içerdeyken) Eylül'de yine tartışmalar, stresler ve artık yabancı bir yerde durmanın anksiyetemi coşturuyor olmasıyla yüzleşip, ilk defa Bodrum'da evden pek çıkmadığım, denize girmediğim, sadece fırtına ve yağmuru izlediğim bir tatil. Tatilden döner dönmez, bizi rahat bırakmayan o şeylerin tüm ağırlığıyla üstümüze yığılması, yine bir umutsuzluk. Ekim'in nispeten iyi olması ama terapiye başlamanın da etkisiyle kendimi artık resmen güçsüz hissediyor oluşum, yine de çok şükür annemi Bodrum'a yollayabilecek kadar kendimde olmam (Yılın ikinci güzel olayıdır) Kasım'da çok yalnız hissettiğim, Şeker'in hep ağlayıp miyavladığı, kıştan çok korktuğum iki hafta, sonrasında aile evine tekrar çok ihtiyaç duymam ve kendimi burada bakıma almam. Aralık, bu ay için söyleyecek mantıklı açıklamalarım yok, her şey zordu, sonuncu terapi ve ortaya çıkardıkları en zordu, baş edemiyorum şimdilik. Bu Aralık ayında yılbaşı coşkusu, renkleri, heyecanı hiç olmadı. Suyun üstünde kalma çabam vardı sadece.
İşte benim için bu yılın dökümü, hemen her ayı işaretleyecek zor bir olay ve çevresinde gelişenler, fiziksel etkileri. Fakat yazarken fark ediyorum, çoğu iyi bir şekilde bitmiş. Ocak ve Şubat'ta benim çevremde gelişen o haksızlıklar, yanlış anlamalar ve üstüme gelmeler bitti, yüzleşildi ve gerekli mesafeler kondu. Atölyedeki o pis insan çıkıp gitti, etkisi uzun sürdü ama bir daha görmeyeceğim. Babamın ameliyatı en iyi şekilde sonuçlandı, sağlıklı ve iyi. (Çok şükür ki annem ve babam benden fiziksel ve ruhsal olarak güçlüler, sırtımı dayayabileceğim bir ailem var) Evimiz güvenli bir sığınak ve ihtiyaç duydukça gelip güvende kalabiliyorum. Netflix'e ve Meditopia app'ine ayrı bir şükür, gecelerimize ve günlerime ayrı bir anlam ve iyilik katıyorlar. İtalya gezimiz, bunu bu senenin ve pek çok senenin en çok istediğim hayalinin gerçekleşmesi olarak, hep şükranla anacağım.
Ne varsa yazdım, belki okuyanlara da zorluklarla baş etmelerinde, baş edemeyip sadece geçmelerini beklemelerinde destek olur. Bana umutsuz anksiyete anlarımda böyle şeyleri okumak çok iyi geliyor. Başkaları da yaşamış, yaşıyor ve hepsi geçecek, hep geçti.
Şimdi akşam olurken, yine yoğun stres sonucu bağışıklığım düşmüş halde yatıyorum, ailem sofrayı hazırlıyor, Evrim işten çıkıp gelecek, ben daha iyi görünmeye ve hissetmeye çalışacağım. Odamızda ışıklar yanıyor, yeni yıldan tek dileğim sağlam olmak. Önce ruhsal, sonra fiziksel (ya da mümkünse, hayal bu ya ikisi aynı anda olsa keşke) sağlamlık diliyorum. Hepimiz için.