4 Ocak 2019 Cuma

Patronus'umun Etkisi

  Dün Nişantaşı'ndan üşümüş, ıslanmış halde eve geldik. Çok daha ferahlamış hissederek. Kendin gibi olanları öğrenmek, bilmek, yüreğine su serpilmesi ne kıymetli ve eşsiz hisler. Tüm bunlarda yalnız değilim, artık bilinçaltımın diplerine bastırmıyorum, yüzeye çekip çıkartıyorum.

  Korkumla tanışmıştım iki hafta önce, dehşet içinde kalarak. Dün el sıkıştım, oturup dinledim ve anlamaya başladım. Öncesinde ne kadar zorlandığımı, ayaklarımın geri geri gittiğini, yatağıma kaçma isteğimi anlatamam elbette. Ama yaptım. ''Yapabildim'' demenin rahatlığı o kadar büyüktü ki.

  Ve bu yapabilmiş olmak, sonrasında yorgun argın eve dönmek, çok güzel şeyler yemek, demli çaylar içmek, ısınmak, yatağa gömülüp yorularak hak edilmiş bir uykuyu uyumak, benim ''Expecto Patronum!'' diye haykırdıktan sonraki dinlenme ve ödül anımdı. Çok güzel ve rahatlatıcıydı. Bu yolculukta, her zaman hatırlayacağım çok iyi, zor, sonrası rahatlık olan bir adım olarak hatırlayacağım dünkü güzel kış günümüzü. Sonrası Profesör Lupin'in Harry'ye verdiği bir parça çikolata gibi, annemin getirdiği en büyük kupadaki çay.



2 yorum: