3 Mayıs 2009 Pazar
17 Nisan 2009 Cuma
Isabella, we are rising.
the endless seed of mystery,
the thorn, the veil, the face of grace,
the brazen image, the thief of sleep,
the ambassador of dreams, the prince of peace.
I am the sword, the wound, the stain.
Scorned transfigured child of Cain.
I rend, I end, I return.Again
I am the salt, the bitter laugh.
I am the gas in a womb of light, the evening star,
the ball of sight that leads that sheds the tears of Christ
dying and drying as I rise tonight.
sonrası çan sesleri ve gaydadan gelen uğultulu melodiler.. peki patti.
demem o ki;
12 Nisan 2009 Pazar
11 Nisan 2009 Cumartesi
10 Nisan 2009 Cuma
Ten Years After

şöyle böyle arkadaşlar
geçmişimizde başımdan geçen ve üzüntüme şahit olduğunuz durumları avaz avaz yüzüme vurmayın, sırf üzüntü vermek için hatırlatmayın.
kırk yılda bir yalnız olmadığım halde mutluysam bunu fazla görüp bok etmeye çalışmayın.
yakınlaşmak konusunda elimin ayarı olmadığı için ve size herşeyden önce dost gözüyle baktığım için beni bir kez daha pişman etmeyin.
eğer sizden bunları rica etmek zorunda kalmışsam, bana artık sadece selam verin geçin. pek muhabbetimiz olmasın, ben zaten yakınlaşmak ve dost olmak konusunda çoktan pes etmişimdir.
7 Nisan 2009 Salı
yolculuk vakti
Başın sıkıştığı ve çözümsüz kaldığın an, yeni bir yerde yeni bir başlangıç yapma ihtimalin var. bu sadece romantik komedilerdeki sarışınların başına gelmiyor, bunun ismi kaçmak da değil, bu sadece ihtiyacımız olanın yollara düşmek olduğunu gösteren bir seçenek. bu seçeneğin her anını hafızana yerleştirmeli ve yaşamalısın. ve bu gezin bir başlangıç olsun, evine dönüp dolaşıp geri dönsen de, uzun süreçleri yeni renklerle ve seslerle doldurmalısın. son olarak, siyah kağıdın üzerine gümüş rengi harflerle, en saçmadan en anlamlıya, ayrıntıları kaydetmelisin! ''Böyle buyurdu The Persona bas gitaristi..''
5 Nisan 2009 Pazar
insanlar yoruyor...
insanlar bugünlerde biraz umutsuz ve sevgisiz kalmışlar. çift olmak için çaba gösterip, tek kalınca asabileşiyorlar. fakat ben yıllarca yalnız ama mutlu kaldım? diyorum, kendime ve onlara. yoruyor bu manasız çabaları, ben de yoruyorum çöpçatanlık danslarımla.
insanlar bazen öyle çok seviyor ki birini içlerinden, kocaman kalplerinden. bir deftere anlatabiliyorlar bu hallerini, sonuçlarından korkarak umut ederek. fakat diyorum, o kadar gerçek ki bu halin. yoruluyor bu hisler zamanla, umutsuz insanlar yoruyor.
insanlar yormuş sevdiğim insanları, ben yetişemeden kollarıma alamadan, ''fakat böyle üzmek kırmak zorunda değilsin, kendi yoluna gidebilirsin sessizce'' demek isterdim tanımadığım, geçmişte kalmış bir kıza. insanlar yoruluyor hak etmedikleri şekilde.
yorgunuz bugünlerde. ben,dostlarım,çevremdeki her kocaman yürek. sonrası çok güzel olacak bir dinlenme kozası içindeyiz. şimdi uyuyalım..
4 Nisan 2009 Cumartesi
ama arkadaşlar iyidir, candır, ciğerdir..
resimdeki beyefendi, benim ilk stencil'ımdır. heykel vizesi için, itp'nin boş kalmış tek duvarına konduracağım bu harem ağası figürü, son iki haftadır stres kaynağım, ümitsizliğim ve abarta abarta bitiremediğim işim oldu. elimde büyüdü ama sonuç yok!
ta ki bugün pes etmeye yakın halde çıktı alana ve itp'ye gelip ''yardım???'' diyene kadar. Osman. Çağrı. Özge. çok teşekkür ederim, şu minicik ayrıntıları kesen ve arkasını tek tek bantlayan elleriniz dert görmesin emi. sizi öyle çalışırken izlemek büyük keyifti, benim gibi bir içli köfte için mutluluk dolu anlardı. yarın spreyimizi de sıktıktan sonra dördümüzün ilk stencilı çıkmış olacak, fotoğrafını eklerim.
28 Mart 2009 Cumartesi
hasta olmanın götürdükleri
şuan karabiberli nane limon içiyorum ve vücudumdaki her grip mikrobunu tek tek bulup kavurduğunu hayal ediyorum (aslında kavrulan tek şey boğazım malesef) peki ya güzel bir cumartesi gününü ortaköyde şeker yanakla geçirmek varken, yatakta hapsolmak, şeker kediyle beraber. belki de grip, mükemmel hayatımızın gerçekten de ne kadar mükemmel olduğunu unutmayalım diye arasıra yaşanması gereken eşsiz bir deneyimdir. karabiberli nane limon içmeyin.
27 Mart 2009 Cuma
Şairin Tereddüdü



hasta olmanın getirdikleri
26 Mart 2009 Perşembe
this is what will be..
I said go!

harekete geçmem gerekiyordu; geçtim.
insanlara söylemem gerekiyordu, söyledim.
kağıda dökmem gerekiyordu, döktüm.
artık ses çıkarmak için yardıma ihtiyacım var. olduğumuz yerde saydığımız an, başka bir olasılık için harekete geçeceğim. bunu hissediyorum. zaman, atölyelere kapanma ve üretme zamanı. gürültü üretelim, karalama, çer çöp, döküntü.. yeter ki bu olasılık harcanmasın. harekete geç tonton, saat geç oluyor.
19 Mart 2009 Perşembe
gri-yeşil çizgili sabah
ama mutluyken başka bir yol aranmıyor tarafımdan.
9 Mart 2009 Pazartesi
evimi özledim
1 Mart 2009 Pazar
sağolasın manestas






