Nadiren iyi hisler ve yenilik ihtimali geliyor içime. Biraz sürüyor. Sanki ağır bir enfeksiyonun içindeki, ateşin düştüğü birkaç saat gibi, yorgun argın ve şaşkın oturuyorum öylece. Biliyorum birkaç saate nasıl bir ağırlık içinde yitip gideceklerini.
Bu 4. yaz mevsimi, yazın hiçbir neşesini ve coşkusunu yaşayamadığım, paylaşamadığım. Çaresizlik içinde aynı insanın, aynı kötülüklerine ''Yeter artık dayanamıyorum'' diye avaz avaz ağladığım. Dayanamıyorum deyip de, dayanmaya nasıl oluyorsa devam ettiğim.
Bu 4 senede çok şey oldu, insanların hayatlarında, benim hayatımda. Evler, yuvalar, insanlar, Şeker, sağlığım, fiziğim, en iyi arkadaş sandığım biri, sosyal çevrem, işim, özgüvenim, gelecek hayallerim yitip gitti. Güvenim bitti sevgiye. Sevilmeye. Güvenmediğim bir kavramın varlığı için sürünüyorum, acı çekiyorum. Ben ne yaşamışım, neleri sevgiye yormuşum, geriye nasıl da bir nefret bırakmışım. Ben buna nasıl inanabilirim. İnanamıyorum.
Dayanamıyorum.
Dayanmaya devam ediyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder