Her şeyin iyi hissettiğim bir güne, bir ana baktığını biliyorum. Bugün yapabildiklerimi unutmamak, halsiz ve imkansız günlerde okumak ve yine yapabilir hale geleceğimi hatırlamak istiyorum. Bugüne ''kusursuz bir gün'' demem. ''Uzun zaman sonra işlevlerimi yerine getirebildiğim, normal bir insanın sıradan bir günü'' derim, bu benim için bugünü özel ve sıradışı yapmaya yeterlidir. En yakınlarım için de öyle, nasıl derin bir uykuda, onarımda, hareketsiz ve işlevsiz bir şekilde dinlendiğimi bildiklerinden, beni zorlamayıp pek bir şey beklemediklerinden.
Sabah kendiliğinden, biraz üşüyerek (hala pikeyle yatıyoruz) uyandım. Onu en sevdiği, en özlediği şekilde uyandırdım. Mutlu uyandık. Kalkmışken güzel bir omlet, kızarmış ekmek, demlenmiş çay da hazırladım. Sabahın erken saatinde tek başına kahvaltı etmek istemiyor, o kadar haklı ve ben o kadar uzağım ki buna, özlediğimiz bir değişiklikti. Sonrası kedi Titrek'le mama saati, bana bolca su, vitaminler, çiçek bakımı, güzel müzikler ve kapalı,ıslak havaya rağmen düşmemiş bir enerji. Akşamüstü mutfağa girdim, üç tencere yemek yaptım çok özenerek, çok besleyici ve güzel olmalarına dikkat ederek. (İlk karantina aylarından beri mutfakta bu kadar şey pişirmemiştim, zaten işe giderken ''Yemeği ben gelince pişiririm, sen dinlen.'' demişti. Sabahki sürprizden sonra, birkaç mutluluk daha olsun istedim) En güzel kısmı, nefes nefese kalmadım, gözlerim kararmadı, çok şükür ki gücüm yetti. Üstüne temiz bulaşık makinesini boşaltıp, kirlileri yerleştirip, yemek pişirme aşamalarından da tek iz bırakmadım. Artık durabilirdim ama duramadım, pazar günü yıkayıp astığı çamaşırları topladım, yerleştirdim dolaplara. Pikelerimizin üstüne kışlık yorganı serdim. En sonunda her şey içime sinince, büyük şişe suyumu alıp salondaki aynı köşeye kuruldum. Ne kadar sıradan işler değil mi? Evin düzeninden sorumlu bir yetişkin için belki toplamda 2 saatlik iştir, pek çok insanın her gün yaptığı işlerdir, benim için öyle imkansız hale gelmişti ki, fiziksel, psikolojik, pek çok açıdan. Yetişkin rolünü hiç beceremedim, hiç uzun sürdüremedim, ara sıra denediğim, bazen iyi iş çıkardığım bir yüksek basamak orası, gerekleri bana çok gereksiz gelen.
''Ben cidden senden bunu beklemez olmuştum, çok şaşkınım bunu yapabildiğine, yaptığına'' bunu o kadar sık duydum ki ondan şu 3 hafta içinde, her duyduğumda da üzüldüm, çünkü artık beklemediği şeyler, yıllardır zaten severek ve kolayca, keyif için yaptığım, yaptığımız şeylerdi. Gündelik yaşam çok yıprattı, biriken haksızlıklar çok zedeledi psikolojimi, sonra sağlığım fena hasar aldı, endişeden ibaret oldum, bir de üstüne salgın geldi tüm korkusu ve hapsediciliği ile, ben neleri severek yaptığımı, neleri kolayca yaptığımı unuttum. Tamamen unuttum. O yüzden bugün, sabahın erken saatinden, kapının çalmasını beklediğim, şu an akşam 19.00'a kadar geçen sürede içimden gelenler, beni yorgun düşürmeden yapabildiklerim, en önemlisi de ona kendini iyi hissettirebilmek çok kıymetli benim için. Şükrediyorum içimde bulduğum iyi hislere ve isteklere, ne kadar nadir ve değerli olduklarını biliyorum, yaşıyorum. Yeterince dinlendiğimde, onarıldığımda, aniden gelen bir iyilikle her zaman benden hiç beklenmeyen şeylere kalkıştım, şaşırttım, sevindirdim, bunun hala içimde olduğunu bilmek güzel.
Gwen Stefani tüm istediğinin basit bir yaşam ve basit bir eş olmak olduğunu anlatırken, ona inanmıyordum. Şarkısını bayılarak dinlesem ve söylesem de, elbette tüm isteği bu değildi. Yapamadı da, yetmedi de. Çoğu insana, istediğine inandığı şey, bir süre sonra yetmez.
Kendi yapabildiklerimi, kendime yetenleri az çok biliyorum. Yetmedikleri zaman hayal kurmayı ve yalnız kalmayı da. Şimdilik bu, yeterlidir. Teşekkür ederim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder