22 Aralık 2016 Perşembe

İyi şeyleri beklerken

  Yıllardır kapıldığım tüm genel-geçer ve kalıcı dramlar içinde, ilk defa toplumla ve tüm tanıdıklarımla paylaştığım bir dram yaşıyorum. Genel olarak (en iyi ihtimalle) günler süren depresyonlarımda, bir köşede kendimi böyle olduğum için tuhaf ve yalnız hissederken bulurdum kendimi. Şimdi ise herkes açıklayamadığı her şeyden korkuyor, apaçık bir trajediyi paylaşıyor. ''Bu savaş mı?'' diye soruyorum kendime, çok daha fazlasını da soruyorum ama artık sanırım kafam durmuş, varsayımlar üretemiyor, soyut korkular tasarlayamıyor, gündelik hayatın gerçekleri tamamen yetiyor canıma okumaya, bana başka fırsat kalmıyor.
Geçen haftalarda, her şeyin hala normal olduğunu hissettiğim zamanlar vardı. Muhteşem bir Aralık ayı yaşamak, her günü başka bir güzel atmosferde geçirmek, evime hediyeler almak istiyordum, ah ne hafiflik... Olmadı, 10 gündür evden bir kez bile çıkmadım, balkona bile. Bana böyle olur korktuğum zamanlarda, kımıldayamam, başkasına zor ve imkansız gelen o sabit durma hali, bana çok kolay ve vazgeçilmez gelir. En yakınlarım çok üzülür, beni görmek için çok çaba gösterirler ama bütün sevgimle yalnız ve sabit durmaya devam ederim. ''Bugün de çıkamıyorum.'' derim halsizce, bunu bazen 10 kez, bazen 20 kez söylerim, bir mevsim boyunca söylediğim de olmuştu, içinde hiç bulunmadığım tarihler var.

  İyi şeyler yazmak istedim, iyi şeyler yazabilecek gücü bekledim. O arada Westworld, New Girl, Gotham izledim, iki Harry Potter kitabı okudum ki en büyük ilacım onlardı, kedimle uyudum, kedimle konuştum. Annem Cunda'dan döndü, ona kavuştum. Zaman geçti yani, benimle sabit durmadı. Aralık bitmeden en azından birkaç buket kokina alsam, büyük cam vazoma koysam. Ufak bir beklenti ile büyük bir mutluluk yaşamış olurum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder