30 Mart 2016 Çarşamba

Bir kedi hayatıma ne kattı?

  Bir kedi, ismi Şeker, gözleri şaşı, 12 yaşı. Dört-beş gün oluyor, biraz zordayım, bir süreçteyim, boş bakıyorum sık sık. (ama sonu düzlük ve çok güzel olan zorluklardan bu, yani iyi zorluk) Biliyor Şeker, yanımdan pek ayrılmıyor. ''Siyam kedileri Mısır'da tapınak bekçileriydi, rahipleri korurlardı.'' diyor, gülümsüyorum. Ben 12 yıldır Şeker'le gözgöze geldiğimde, bana anlattığı çılgın-sakin her şeyi duyuyorum. Şimdi biraz sıkıntılıyım ya, sürekli minnet duyduğum şeyleri bulmam ve onlara odaklanmam gerekiyor. Ben en çok yine, en güzel olana odaklanıyorum, hayatıma getirdiklerine bakıyorum ve ona da fısıldıyorum hepsini.
En huzurlu, derin ve tüylü uykularımı verdi bana. Bak huzurlu ve derin her yerde uyursun, ama bir hayvanla kıvrılıp uyumadıysan, ''tüylü uyku''nun ne olduğunu bilmezsin ki büyük kayıptır. Çarşafın bir bulut olur, elinin kolunun değdiği her yer dünyanın en yumuşak, en mis kokulu tüyüne dönüşür, kedinin aynı boydaki ve aynı yaştaki kardeşi gibi olursun.
Konuşmadan, ses çıkarmadan çok derinden anlaşmayı öğretti. Bir kedinin hiç gözünü kırpmadan dakikalarca bir insanın gözünün içine bakabildiğini ve ancak ondan hoşlanırsa-onun varlığını onaylarsa gözlerini kırptığını Şeker değil, Discovery Channel öğretti gerçi. Sonra Şeker her gözgöze geldiğimizde uzun uzun bakıp, bir noktada gözlerini kırparak en sevdiğim oyunu yarattı ama.
İnsanların tuvalette geçirdiği vakit ne kadar özel ve mahrem ise, Şeker bunu hiç önemsemediğini ve tuvalete asla onsuz gidemeyeceğimi izah etti bana yıllar önce. O çamaşır makinasının üzerinde oturacak, bekçilik edecek, özellikle de banyo yapılıyorsa mutlaka koruyup kollayacak ve tuvalet canavarlarının saldırıya geçmediğine emin olacak. (Başka mantıklı açıklama bulamıyorum.) Eğer kapı sıkıca kapatılmışsa, içeri alınmıyorsa da, bas bariton sesiyle evi inletecek.
  Bir de işte çok özlemeyi, kavuşunca bile doyamamayı, diğer evimde hep bir parça eksik kalmayı. Şeker ''aile evim'' demek oldu, işimi gücümü ve gündelik hayatımı bırakıp koşa koşa yanına gidilecek bir huzur şarj ünitesi oldu. 5 gün ayrı isem, 2 gün yapışık gezdiğim. Bir tek çocuğun sonradan edindiği kardeşi oldu ve ben bunları yazarken miskince yalanmasına ara verip, yan gözle bana bakıp ''Senin sorunun canım, her şeyi abartman'' dedi. Peki kedi, peki.

5 yorum:

  1. Maya tombalağı artık yatağın üstüne zıplayamadığı için eski tüylü uykuları özlediğim bir anda, sıcacık bir gülümseme oluştu yüzümde bu satırları okurken :) O güzel tüylü uykulara bir övgü de benden gelsin!
    Kedi Şeker ile ikiniz, sanıyorum ki en sevdiğim kız kardeşlersiniz, bilginize <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oy Maya kızla uyumak için yere yatılır, yerde kucaklanır o, zaten yumuşacık pofuduk bir yastık <3 Kedi Şeker'le beni çok mutlu ettin, Maya the goldilocks ise bizim en sevdiğimiz köpüş olur!! :)

      Sil
  2. Ya ne güzel bir surat o öyle ^^
    Ve banyoda yaptıkları çok komik, haha sesli güldüm okurken :) Hayvanlara bayılıyorum; her biri ayrı bir karakter, iyi ki varlar <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy teşekkür ederiiiz <3 Suratına bakıp bakıp gülüyorum hep, içim eriyor şapşikliğinden :) Hayvanlar olmadan gerçekten de eksik kalırdık, her biri başka çeşit katıyor hayatımıza :)

      Sil
  3. Aaa tuvalet ve banyo sırasında yaptığı bekçilik çok ilginç geldi, heheh acayip bir şekilde tatlı bu. Ne güzel kedi Şeker! :)

    YanıtlaSil