1 Eylül 2014 Pazartesi

Böyle desinler.

  Sık sık içine kapanır, bazen günlerce yatağından ve evinden çıkmaz, en yakınlarıyla bile iletişim kurmazdı. Az çok tanıyanlar ondan ''güleryüzlü, neşeli ve kibar bir insan'' olarak bahseder, yüzüne karşı bu iltifatlar edildiği zaman mutlu olur fakat içten içe aslında ne kadar da ''öyle olmadığını'' düşünür, fakat buna üzülecek hali bile bulamazdı kendinde. Yorgun doğmuştu, çokça da tembel. Pek çok şeyi ıskaladı, cesaret etmedi ve uzak durdu. Küçük evinde kedisiyle geçirdiği saatler, kahvesini içtiği ve kendi halinde çizdiği resimler yetti ona.

Ama bir çocuk vardı ki, (kişisel dökümanları O'ndan yer yer ''şeker yanak'' bazı şiirlerinde ise ''dalgakıran'' olarak bahseder.) hayatını özel ve kutsanmış hissetmesine sebep olacak kadar çok sevdi onu. Hayatına aldığı ilk ve son aşkı, tuttuğu ilk ellerin sahibiydi. Çoğu insanın ilgisini çekmeyecek kadar eski moda, kendine has ve tutkulu, ilham veren bir sevgiydi bu. Ama içine kapandığı o karanlık günlerde bile yataktan çıkmasını, en verimsiz zamanlarında bile kalem ve kağıda sarılıp gördüğü güzelliği resmetmesini sağlayacak gücü veriyordu O'na. Çocuk ise pek tepki vermiyordu, yine aynı kişisel dökümanlara göre, sakince ve memnun bir ifadeyle gülümsüyor, daha fazla yazması ve çizmesi için onu teşvik ediyor, fakat hayattaki her şeye karşı yaklaştığı temkinle ve dikkatle yaklaşıyordu bu uçlardaki sevgiye. Aralarında bir denge, uyum ve erdem vardı. İyilerdi. Çok iyilerdi. Tıpkı bir müzik grubu gibi.



Bir noktaya kadar böyle. Oradayım. Sonrası biraz değişsin isterim, (ikinci paragraf hep aynı kalmak koşuluyla). Deniz aşırı yolculuklar, tembellik bir kenara bırakılıp açılan sergiler, birkaç şiir kitabı, bir masal serisi, henüz yapmamış olduğum ama yaptığımda kendimin bile beğeneceği bir portre, deniz kenarında yaşamak, çok fazla insana resim çizmeleri için gereken bilgiyi vermek, birkaç ağaç ve pek çok farklı türde hayvan büyütmek isterim. Sevgilimle sayısız görsel iş üretmek, güçlerimizi birleştirmek, heyecanla yeni işlerimizi basılı görmeyi beklemek isterim. Vakti gelince bir aileyi, şahit olduğum her aileden farklı ve iyi kurabilmek, (mümkünse eğer bu) isterim. Bir de iguana beslemek çok istiyorum.



1 Eylül'de yorgun ama umutlu, dileklerle, derin nefeslerle dolu bir gündeyim. Bir yanda berbat şeyler oluyor, bir yanda parlak, renkli ve güzel bir şeyim var. Sanırım herkesin hayatı böyledir.

Daha fazlası için itiş gücü. Lütfen.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder