24 Kasım 2012 Cumartesi

heyecanı zapt eden metronom

cumartesi akşamı eve dönüş. huzur. heyecanın yorduğu beden. ara ara zihinden gelen görüntüler.
gün içinde kendi kendime düşündüğüm anlar oldu ''insan mutluluktan ve heyecandan oturduğu yerde infilak edebilir mi?'' ya şimdi burda, sıradan bir günün tam ortasında, hava kapalı, star trek kupası kahve dolu, fonda travis çalarken, ben mutluluktan bayılıp oturduğum koltuğa yığılı verirsem, halim nice olur? ve gerçekten korktum, elimin altında, kolumun uzandığı mesafede o an istediğim her şeyin olması, bunun değerini bilmek, arıza çıkarmaya hiç uğraşmamak korkuttu beni. mutluluğu bu kadar açık vermek ve almak. 23 kasım gibi bir 24 kasımdı, her şeyin gerekçesi ''ama hala doğumgünüm?''dü. sen nasıl istersen'di ve tuhaf bir biçimde istediğin her şey, benim istediğim her şeydi.

en iyi öğrendiklerimden biri, neşe ve üzüntü kalıcı değil. günü birlik hatta. ikisine de fazla bel bağlamadan yaşamak gerek. bir sonraki rüzgar, radyoda çalacak olan yeni şarkı, saatin 3'ü 20 geçmesi bile, her şeyin sebebi olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder