17 Nisan 2011 Pazar

geçer tabi, biliyorum.



elimde yarısı dolu bir kupa, buz gibi olmuş bir nescafeyi zorla içiyorum. güneş batmış, akşam olmuş, farkında değilim saatin. elim ne filmlere gidiyor ne birşeye, öylece oturuyorum. mutluluk ne kadar az şeye bağlı, böyle zamanlarda daha iyi anlarım. ve biryerlere, birilerine söyleme ihtiyacı duyarım, normal zamanlarımızda, herşey yolundayken ne kadar mutlu hissettiğimizi. değerini bilmediğim mutluluğum. kedim bacaklarıma sürtünüyor, sırtını kabartarak, en keyifsiz halimde bile gülümserim bu haline. neil young'dan old man'i dinliyorum arka arkaya, birazcık daha hüzün ya da huzur için, bilemiyorum. tüm gün beni sevecek birine ihtiyacım var diyor şarkıda, ah ne kadar zor tüm gün sevecek birini bulmak. ama inan derdim şuan bu değil. derdim ne zaman nasıl soğudunu anlamadığım kahve de değil.

bir dahaki mutluluğu ellerimin arasından bırakmayacağım.

2 yorum:

  1. güneş aslında her zamanki gibi doğuyor, sadece gözlerin içeri çok içeri bakmaya başlamış o kadar. gözlerinin tekrar güneşten kamaşacağı günler yakındır tofitoşum.

    YanıtlaSil
  2. öyle diyorsan, öyledir. bakalım bekliyorum geçmesini...

    YanıtlaSil