2 Şubat 2024 Cuma

Sonuncu eziyetin ve yerdeyim.

   Son yazdığımdan beri acıyor, çok acıyor. Ruhum, etim, kemiğim, kanım acıyor.

   Bu değersizlik hissi, bu kendime senin gözlerinle ve sözlerinle bakıp tiksinme. Sen bana bunu senelerdir nasıl yaşatırsın? Beni kendimden nasıl böyle uzaklaştırırsın. Beni resmen kendime karşı doldurdun. Artık saf, temiz, iyi, umutlu hiçbir his kalmadı içimde, ne sana, ne bize, ne sevmeye karşı.

  Benim seni sevmeye inandırmam gerekiyordu. Senin beni, sevmemeye değil. İçindeki zehir bunu da yaptı.

  Ben artık sana ısınamadığım için, sana değer veremediğim için, ne yaparsam yapayım senin gösterdiğin gerçekliğini hiçbir boyayla kapatamayacağım için perişanım. Sen hiç geçmeyecek bir yarasın, senin pansumanın yok, senin iyileşme ihtimalin yok.

  İçim acıyla, değersizlikle, senden gördüğüm bitmeyen, senelerin şiddetleriyle dolu. Severken ve sevmezken, daima eksik, yanlış, yetersiz bulduğun ve hiç yükseltmediğin, hep batırdığın, her yanım acıyor. Sana izin veren, severek sevmeyi öğretirim sandığım her yanım. 

  Bütün varsayımlarımı ve bütün olasılıkları paramparça ettin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder