Eylül ayını umutla, planlarla beklerken, sertçe yaklaşan bir depresyon, içe kapanma ve ''Hiçbir şey geçmedi, her şey çok daha kötü oluyor.'' buhranları geldi. Gitmediler, sadece onlarla uğraşamayacak kadar hasta oldum. 3 hafta boyunca geçmeyen ateş, ağrılar, devasa bir halsizlik, ortada bariz bir sebep olmayışı ile çok yıprandım. Üstüne antibiyotik ile kelebek kondurdum ve huzursuz bağırsak sendromu, anksiyeteli bağırsak isyanlarına döndü. Pazar günü yaşadığım korkuyu ve Google'da aratmak zorunda kaldığım durumları umarım bir daha yaşamadan iyileşirim, yavaşça, sakince.
Sonbahar yine bir hafta içinde geldi. 30 derece olan birkaç gün, ardından en sonunda yağan sağanaklar, nefis yağmurlar ve şimdi 24 derece, serin, güneşli hava. Biraz enerjim ve sağlığım yerinde olsa, evden çıkmak bile isteyebilirim.
Bu ay için bir niyet ettik, biraz sahte ve bastırılmış şartlarla ve zorlamayla olacak, eğer olursa. Artık kontrolümde olmayan ve iyiliğimin, anlayışımın fayda etmediği bu tek konuyu, kendi haline bıraktım. Sonu böyle geldiği, getirildiği ve içine sindiği için üzgünüm, gerçekten çok yazık oldu, harcaman için değildi sunduklarım. Hep istediklerin, ısrarınla oldu, hiç iyi olmadı ama oldu. Olmaya da devam ediyor, bu senin kabul edilme alanındı, ne yaparsan, neyde ısrar edersen. Benim alanım olmadığını kabul edebilmek ağır bir süreçti, artık rahatlıyorum hüzünle. ''Hayretle bileceksin ki, zaten böyle olacaktı.'' dediği gibi filozofun.
Coelho ile yolculuğumda Simyacı'ya geldim. Hac çok güzeldi, Santiago yolunu keşfetmek, kendini keşfeden savaşçıyı dinlemek. Simyacı popülerliği ile çok fazla beklenti yaratmış sanırım, henüz kapılmadım, edebi bir zenginlik de bulamadım. Değişebilir, şaşırtabilir, bunu biliyorum ve hala heyecan duyuyorum. Sonunda okuyabilme alışkanlığıma kavuşmak bana en iyi gelen şeylerden biri.
Yeni yuvada sonbaharı karşılamak ilginç. Yine huzurlu loş odamızı kurduk, bir de üstüne huzurlu ve loş çatı salonumuz oldu. Buna hala inanamıyorum, kadife turuncu koltukta akşam vakti otururken etrafıma bakıyorum, iç çekip şükrediyorum. Tekrar şükredebilir hale geldiğime, minnet hissedebildiğime de şükrediyorum.
Depresyona düşmemeyi, yorgun anneme iyi gelebilmeyi, onarılmamızın sürmesini diliyorum. Gerisi rüzgar, iki kupa çay, dinlenmek ve sakin geçen zaman.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder