19 Ağustos 2023 Cumartesi

20 Ağustos

   Üç senedir her doğumgünüme ağlayarak, fiziksel ve ruhsal acı çekerek, asla duymak istemeyen birine beni anlaması için yalvararak girdikten sonra, bu sene daha iyi olan şeyler var. Hepsine, en çok ve her zaman annemin sevgisine, anlayışına, şefkatine, iyiliğine minnetle doluyum. Beni hayatta tuttu. Kimse yokken hep vardı ve var, öyle ki onun mucize olduğunu düşünmediğim bir tek gün bile yok. Şu 3 senenin en pis, en bulanık ve yaralı aylarından, mevsimlerinden geriye sadece annemle olan anlarımız var elimde parlayan. Sabah onunla güne uyanmak, aynı dizilerden aynı keyifleri alarak kahvaltı etmek, çaylar ve çaylar, mevsimine göre sonrasında bir başka keyif ya da dinlenmek, nadiren de olsa istediğimiz bir yere gitmek. Ona yaşatılan kederler ve şoklar da benimkiler kadar ağırdı. Kızının başına gelenleri, hangi anne bu kadar yüreğine alır ve acıyı taşır, kızının elini bir an bile bırakmadan onunla acı çekip kahrolur bilmem, benim annem dibine kadar benimle yaşadı hepsini. Hala da yaşıyor, bazen benden fazla yaşıyor. Yaşamımın anlamı onu sevmek, onun sevgisi, bunu hep içten içe biliyordum, sesli olarak da ona söylüyordum. Birbirimizi sevmek ve anne kız olmak için yaratılmışız, aynı şeyleri sevmek, keşfetmek, birbirimizden öğrenmek, her duyguyu ve her bilgiyi paylaşmak için. Bu şans, diğer şanssızlıklarımı o kadar güzel süpürüp atıyor ki, giden kimseyi umursatmıyor, zaten böyle olacaktı. Biz birbirimizle en iyi olduk hep, ondan uzakta ve başka bir evde bir sevgiyi yaşamaya çalışırken, hep içim sızladı, hiç tam olarak güvende hissetmedim. Eskiden bunu bir sorun sanıyordum, çözmem gereken bir durum. Yok, öyle değilmiş, hislerim gayet doğruymuş, hiç güvende değildim, hiç olduğum gibi sevilmiyordum ve annemle kedimin yanında hissettiklerim gerçek aidiyet duygusuydu. Bunu en sonunda biliyor olmak ve onunla sabahlara başlamak, sevdiğimiz şeyleri yapmak, yeni yerler bulmak ve gece birbirimize iyi geceler dileyip huzurla uyumak çok güzel. 

  37 yaşım için belli bir şey düşünmezdim, geleceği planlamayı her zaman saçma ve gereksiz buldum, araya hayat giriyor mutlaka ve bizi planlarımızdan savuruyor alakasız yerlere. Bir sene önce bugün çılgınlar gibi ağlarken ve telefondaki acımasız, duygusuz sese boşanma belgelerini haftaya vermesi için yalvarırken, bir sene sonra apayrı bir yerde ve haldeyim. Dinginlik var. Olmasından hep korktuğum, hep olmasın diye istemediğim şeyleri yaptığım ne varsa, en sonunda olmasının rahatlığı. Artık yapabilecek bir şeyim yok, en kötü halimde terk etti, boşadı ve hayat çok zorlanarak ve sancıyarak da olsa, benim çabamla ve annemin inanılmaz desteğiyle devam ediyor. O mutsuz, tanıyamadığım kadar bitmiş, taşlaşmış halde, hatalarının sorumluluğunu alamayacak kadar deforme oldu. Bunlar olurken görüyordum ama artık benim elimde olan bir şey yok, kendi seçtiği yalnız ve sevgisiz hayatı yaşıyor. Benimle ilgilenmek, iyi vakit geçirmek istiyor, bu olunca rahatlıyor, ben iyi değilsem hala öfke ve şiddet püskürüyor. En sonunda o merkezimde değil, en sonunda laflarını ciddiye almıyorum ve onu olduğu gibi görüyorum. Başka duygular, hisler ve iyilikler var hayatımda. Bu sene hayatımın geçtiği evden, semtten, yakadan taşındım. Çok zorlandım. Çok iyi de geldi. Yeni yaşıma Maltepe'de, bir çatıkatında gireceğime inanmazdım mesela. Teras inanılmaz esiyor, gündüzleri olan kavurucu sıcakla alakası yok. Günler sakin geçiyor, resim yapacak yerim var. Sonunda kendime ait ve düzenli bir kütüphanem var. Annemle ikimize özel bir alanımız var ve bunlar için de her gün şükrediyorum. 

  Onarılmayı ve onarmayı diliyorum. Kendimi ve annemi. Kalbim hep kırık kalacak muhtemelen, evlenmeye razı edilip, 2 sene içinde boşanmaya zorlanmak çok büyük bir acı. Ben bu acıdan ibaret olduğum, yok olduğum seneler geçirdim. Bunları hiç yapmamış gibi, o insanla sahilde bira içtim geçen pazar, onu hala hayatımda tutuyorum, ne kadar iyi kalpli, güçlü ve anlayışlı olduğumu gördüm bu sene. Onunla ilgili sandığım neredeyse her şey benim hayal gücüm, benim iyi görme isteğim, benim sihirli algılayışımdı. Yeni yaşımda da olur olmaz her şeyden büyülenmeye, bir şeye coşmaya, bir başka şeyde anlam bulmaya, çok fazla sevgi hissetmeye devam etmek isterim. 

  38 çok büyük ve bir eşik gibi geliyor gözüme, 28 de öyle gelmişti. Geriye dönüp bakınca bunu ne kadar komik ve saf bulacağımı biliyorum. 37'nin dolu dolu ve bir sürü güzel anıyla geçmesini diliyorum. Annemle uyanacağım için mutluyum. Dinginlik, hafifleme, kabulleniş ve yeni iyilikler için şükürler olsun. Doğmaya devam ediyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder