25 Şubat 2023 Cumartesi

Bir felaketi unutturan yeni bir felaket ve sürekli.

   İçimi uzun uzun döktüğüm, hem de epey bir süre döktüğüm sayfamın kilidini açtım. Artık yargılar, eleştiriler, suçlanmalar önemli değil. Öyle çok acı ve çaresizlik var ki, sıklıkla başım dönüyor, aklımın almadıklarından başım dönüyor. 

  Bu hayat böyle olmamalıydı. Yaşamak böyle bir şey olmamalıydı. Ben hiçbir şey anlamadım. Sonuna geldiğimi hissediyorum, en dehşet verici şekilde tasarlanmış, en korkuncundan bir sona geldiğimi. Cılız bir umutla, bunun 4 senedir aralıksız yaşadığım acılardan kaynaklanan bir kaygı olduğunu umuyorum. Geceleri, 30 sene yuvam olan bu evin korkunç bir savrulma ile yıkılışını düşünmeden yapamıyorum. Annemin artık huzurlu, rahat, mutlu bir hayat sürmesini o kadar çok istedim ki. Boşanmadan sonra, Evrim beni terk ettikten sonra, o korkunç aşiret gibi aile bize o kadar acı verdikten sonra, annemle mutlu, basit, sakin bir hayat kurmak istedim. Hayat izin vermiyor. Bu deprem hep olmak üzereydi ama hiç bu kadar dehşet verici biçimde her yerimizi sarmamıştı. Kaybetmeye, yitirmeye alışamadım ama hep olan bu. Sadece canlarımız kaldı, bir garip, eski evimiz kaldı, sonsuz bir sevgimiz kaldı annemle. Onun iyilikler görmesi için dua ediyorum sürekli. Onun tertemiz, misler gibi, güzel kalbi için, bir çare ve mucize diliyorum. 

  32 yaşındaydım. Şimdi 36-37 arasındayım. 30'larımı yaşamadım. Yok. Evlerin içinde ağladım, bekledim, korktum, yalvardım, acı çektim. 30'lu yaşlarım bitmek üzere ve geriye dönüp bakacak kadar yaşarsam, bu senelerden ve acılardan hayatta kaldığımız için şükrederim sadece. 

  İleride epeydir ufuk çizgisi görünmüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder