Cumartesi 2 ay sonra evden çıktım, yine 50 metre yürümekle nefesim tıkandı, bacaklarıma ağrılar girdi, dakika başı durup soluklanmak zorunda kaldım. Üstelik Şeker'i götürdüğümüz, veterinerden bozma, kasap ile baytar arası, duygu yoksunu, işinde rezalet olan kadın beni korkudan mahfetti, canıma okudu. Üre değerinin normalden yüksek çıkmasıyla ''Kesinlikle böbrek yetmezliği var, pazartesi gelin, tedaviye başlayalım'' dedi. Ben Pazartesi günü için acilen Şeker'in gerçek doktorundan randevu almıştım bile, cevap yazmadım.
Pazartesi, nasıl bir uykusuzlukla, yorgunlukla ve yüreğimde korkuyla veterinerimize gittiğimi unutmayacağım. İçerde tek başımaydım, sonucu tek başıma aldım, Şeker'le birlikteydik daha doğrusu. Daha röntgene bakarken gülümsedi, ''Birazdan çok rahatlayacaksın'' dedi canımız doktorumuz, ben o an rahatladım bile, öyle ihtiyacım vardı ki. Ultrasonu hazırlattı, bana bebeğimin idrar kesesindeki boncuk kadar taşı gösterdi ve bu taşın üre değerini yükselttiğini, tedavisinin ise çok basit olduğunu anlattı. Sdma testini de yapmıştı biz gelir gelmez, oradaki değer de normal çıkınca, böbreklerin temiz ve sağlam olduğundan emin oldu, elbette ben de, sevinçle emin oldum, o anki duygumu aldım, kalbime sakladım. Şimdi Şeker'imin sabah-akşam, şırıngayla 4 cc verdiğim bir şurubu, bir de gece uyumadan önce yine şırıngayla 2 cc verdiğim, çiçek kokan bir şurubu var. Bunları sevgiyle, minnetle, sabırla veriyorum, tedavisi olan minik rahatsızlığına ve o minik boncuğa, en çok da veterinerimize teşekkür ediyorum her seferinde. 16 yaşındaysa nolmuş ki? Yaşını her duyan neden bana ''Artık her şey olabilir, normal, kabullenmen lazım diyor ki?'' İsterse (ah lütfen) 22 yaşına gelsin, o hala benim ablam, benim bebeğim ve benim eşlikçi kedim, can yoldaşım, yaşı büyük diye vedalaşmaya hazır olmam gerektiğini kabul mu edeceğim? Bir gün gittiği zaman bile benim için gitmiş olmayacak ki, kalbimin içine, tüm muhteşem, parlak, sevgiyle dolu anılarının yanına girip kıvrılıp orada uykuya dalacak. Ben Şeker'imi daima kalbimin içinde uyutacağım vakti gelince. Vakti şimdi değil, ikimizin konuşacak, paylaşacak, yaşayacak çok şeyimiz var, daha değil. Yanımda kal aşkım, birbirimizi seyretmeye devam edelim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder