16 Haziran. Bir başka doktor odası. İkimizde de ikişer kat maskeler. Allerji hakkında bilgi almak isterken, doktorun dikkatini iki ay önce çekilen EKG kağıdım çekiyor, sonraki 20 dakika bana miyokardit geçirmiş olduğumdan, kalp kasımı tutan bir enfeksiyondan, bunun çok ciddi olduğundan bahsediyor. Boş gözlerle arada birbirimize, arada doktora bakıyoruz. Doktor hemen oradan çıkar çıkmaz yeni EKG çektirmemi istiyor. İkişer kat maskelerimiz altında terleyerek, ben sürekli çarpıntıyla ve nefessiz kalarak kesildiğim için durarak, bir şekilde çektiriyoruz yenisini.
Bugün doktora gönderiyorum. ''Seni bir kardiyolog görsün.'' diyor. Hemen yarına randevu aldırıyor.
Bu yaz akşamında son birkaç ayı, son birkaç günü düşünüyorum. Arkada Backstreet Boys çalıyor, vantilatör dönüp duruyor. Ne kadar çok korktuğumu, ne kadar uzun zamandır korkuyla teşhis beklediğimi hatırlıyorum. Sonra da şu an ne kadar sakin olduğumu, hatta uykulu ve keyifli.
Virüste ikinci dalga çok daha fena olacak diyor doktorlar. Ona da hissiz ve sakin yaklaşıyorum.
Pazar günü milyonlarca insan sınavda, okullarda dipdibe olacak, virüs partisi olacak bu çirkin şehirde. Ne yapabilirim, daha ne kadar korkabilirim ve kendimi, sevdiklerimi koruyabilirim ki...
Korkudan ve endişeden başka hislere ihtiyacım var. O hislerin yarattığı duyguları hatırlamaya çalışıyorum. Her şey çok hızlı değişiyor, ben giderek yavaşlıyorum.
Denize girmeyi çok özledim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder