15 Mart 2014 Cumartesi

Tarihe geçmek

4 gün geçti, 4 ay gibi 4 gün. Üzüntüm, kederim hiç geçmedi, bir kısmı yeni haberlerle birlikte zehir gibi bir öfkeye evrildi, bir kısmı harekete geçti, büyük kısmı ise hala acı içinde. Tarihe geçen olayları okurken hep merak ederdim, acaba o günleri yaşayan insanlar nasıl bir bütünün parçası olduklarını, geçirdikleri günlerin  yüzyıl sonra hala konuşulacağını biliyorlar mı, kendilerini daha da farklı ve tuhaf hissediyorlar mı diye. Öyle sanırım, öyleyiz. Bundan yüzyıl sonra insanlar dünya tarihinin gördüğü en acımasız, en korkunç liderleri konuşurken, katliamları, direnişleri yazarken, hepimiz hayatlarımızla bunun bir parçası olacağız. Öyle bir kötü ki, öldürdüklerinin arkasında durup ''Evet, gerekliydi ve öldürdüm'' bile diyemeyen, ''Şunlar öldürdü, o da zaten şöyle biriydi, hadi kuduruyoruz'' deyip, katili olduğu çocuğu bile kullanan, ruhsuz.. Ruhsuz.

Kendimi Harry Potter'ın son kitabının içinde hissediyorum, dağlarda, tepelerde son iki-üç hortkuluk peşinde koşuyoruz, tedirginiz.  Bir umudumuz var çünkü O yok oluyor, bir umudumuz soluyor çünkü zehir gibi kötü bir şey karşımızdaki.

Sakin olmak, kararlı olmak, bilinçli hareket etmek. Ama bu öfkeyi ve kederi hiç unutmamak gerek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder