28 Haziran 2009 Pazar

evlilik üzerine..

-Ben evliliğe karşıyım.
-Aslında bu cümle ile özetledim konuya bakışımı. Ne kadar sevsen de her günü, her saati paylaşmanın gereksizliğini, kendine özel tek kişilik bir hayatının olmasının önemini, karşındaki kişinin katlanmak zorunda olmadığın ve maruz kalınca ilişkini yıpratacak günlük alışkanlıklarını... yani iki insanın birer imza ile hayatlarını manasız bir bütün haline getirme çabasını saatlerce eleştirebilirim.
-Nikahlara mecbur kalmadıkça gitmeyen ve gidince de yüzümde plastik bir gülümsemeyle dakikaları sayan bir insanım.
-Gelinlikler ve özellikle gelin saçı-makyajı müthiş zevksiz ve sıradan bir görüntü.
-Neden orda olduğunu bilmeden ama sonsuz bir enerji ile etrafı birbirine katan velet güruhundan bahsetmiyorum bile.

Fotoğraftaki kişi benim beraber büyüdüğüm, 'abla' deme keyfini yaşadığım, ama özünde benim sihirli deniz kızım olan kişidir, gördüğüm en güzel gelin olmasının yanında.. bana yukarıda etmiş olduğum tüm lafları yedirmiş kişidir. İzmir'de güzel bir öğle vakti, sevdiği adama bakarken ve yaşadığı mutlulukla parlarken, ben, ağladım. çok ağladım hem de. sıkılmaktan ziyade, bu nikahın saatlerce sürmesini, onları saatlerce öyle heyecanlı ve mutlu izlemeyi istedim. demek ki olabiliyormuş dedim, kendi tekil hayatından daha güzel bir olasılık var olabiliyormuş senin için. ne kadar imkansız burdan bakınca. fakat onun için ne kadar kolay ve güzeldi..
dilerim hep aşık kalın. bende evliliğe dair iyimser düşünceler uyandırdığın gibi, çocuklar hakkında da uyandır. (işte bu cidden imkansız duruyor:) kızıl saçlı, yerinde duramayan, neşeli bebeğini kucağıma oturtup ona 'küçük denizkızı'nı okuyacağım günleri hayal ediyorum, itirafımdır.

2 yorum: