4 Nisan 2017 Salı

Yazamıyorlarsa resim yapsınlar.





 

  Boyuyorum. Boyamaktan daha çok sevdiğim tek şeyi de yapıyorum, öğretiyorum. Ufak atölyem, daha önce hiç resim çizmemiş ama hep istemiş birinin sağlam adımlarına ev sahipliği yapıyor. Yıllar içinde deneye yanıla öğrendiğim, ''Keşke bunu bu şekilde öğrenseydim.'' dediğim ne varsa, en basit ve keyif alma odaklı şekliyle karşımdakine aktarıyorum, bu beni kendime getiriyor, tam olarak. Neden resim yaptığımı hatırlatıyor, neden öğrenmeye devam etmem gerektiğini hatırlatıyor. Karşımdaki insan günden güne kendine ve eline güvenirken, ben onun kendi zihnindekileri görselleştirme çabasına ufak katkılarda bulunuyorum, geri çekilip izlemem gereken anları biliyorum, izlemekten ve gelişimi görmekten, kendim boya sürmek kadar keyif alıyorum, belki biraz daha fazla.

En yorgun anımda, en sevdiğim ve tutku duyduğum işe canla başla sarılmışım. Boyadıkça boyuyorum. Öğrettikçe öğreniyorum. Gerisi vahşi hayvanların sakin bakışları, çölde parlayan yıldız takımları ve dikenler, boyanın üstüne damlatılan resim yağı, boş tuvale sürülen fırçanın çıkardığı ses.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder