25 Kasım 2013 Pazartesi

tahammülsüzleştirdiklerinizdenim

  eğer ben, ben olmasaydım da, yakın bir arkadaşım, sırdaşım olsaydım... alırdım kendimi karşıma, ''bak kızım,'' derdim açık açık, ''senin sinirlerin bozulmuş.''  ne kadar ''iyiyim ya yok, geçer'' desem de, aldırmazdım. ''gel bakayım, otur şöyle, anlat noluyor'' derdim. anlatamazdım bir şey, biliyorum. ama ben sabırlı yaklaşırdım ve zaman verirdim. o an mutlu görünme ve gerçekten de buna inanma anlarımdan biri olsa da, geçmesini beklerdim karşımdakinin bu balon mutluluğunun. ya da uçmasını. çünkü biraz sabredersem, birazdan o mutluluktan eser bile kalmayacak karşımdaki ben'in içinde, bilirdim. ''bu derin kederin neden hiç geçmiyor, neden sürekli acı çekiyorsun, anlatma sen, düşün sadece'' derdim, izlerdim sonra, çünkü birkaç dakika aralıksız izlersem, ağlamaya başlayacağım kendi karşımda, biliyorum. gözlerimi kaçırmakta ve konuyu değiştirmekte başarılıyımdır, ama karşımdaki ben olunca, sanırım bu oltaya gelmem. gerçi ağlayınca da hiç rahatlamıyorum, hemen uykum geliyor, tek güzel yanı bu.

  ''nasıl hissettiğimi bilmiyorum artık, nasıl hissettiğimi sabitleyemiyorum.'' bu öfke patlamaları daha ne kadar sürecek, göze alamıyorum daha fazla sinirlenmeyi. tasması boynunu fazla sıkan, bir çocuğun güvenli bir mesafeden kafasına vurup vurup sinirlendirdiği, öfkenin verdiği acıdan uluyan bir köpek gibiyim. yabanileşmeden ve sevdiklerimi korkutmadan ifade edemiyorum tepkimi. bu dozu olmayan öfkenin bir de dozu olmayan mutluluk hali var, o da bin beter. o da bir o kadar yabani, hırpalıyor insanları, sevgilimi. ''seni olduğun gibi kabul edemiyorum, her halin batıyor, içimi deşiyor bazen'' lütfen kırılmayayım kendime. lütfen uzaklaşmayayım. bir kez uzaklaştım, sadece bir kez. hiçbir ilacın dindiremediği bir acı ve kayboluştu, kendimi bir kez daha terk edemem.

  kendim yerine Rimbaud'yla konuşmak isterdim şimdi. ''Ben bir başkasıdır.'' bu güzel sözü söylediğine göre, aynı durumda bulunmuş olmalı, ve öyle güzel sadeleşebildiğine göre, sağ çıkabilmiş de olmalı. sağ çıkabilmiş insanların tecrübelerine ve boğulmakta olanların sırdaşlıklarına ihtiyacım var. ''bir fincan da çay, şekeri azaltmaya çalışıyorum, lütfen tut kendimi.''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder