13 Ekim 2011 Perşembe

artık çok genç değilsin.

böyle gecelerde, tüm perişanlığım ve sefaletimle eve dönüp, aynada sıvışmış makyajım ve dağınık saçımla karşılaşınca kendi kendime hep aynı cümle tekrarlanıyor içimde. ''ööf sus!'' diyorum. ama saatler önce gözüme çektiğim kalemin, aralarına dolduğu iki çizgi resmen orda işte, görüyorum onları. ve içkiye eskisi gibi tahammül edemiyor midem. çoğu zaman içimde bile tutamıyorum. ve hepsinden önemlisi, beklentilerim. sevgiye inanmayan, dahası önemsemeyen halim çok gerilerde kaldı. bu gece sevgilimin bir arkadaşı geldi ve kızarkadaşının portresini çizmemi istedi, kızın doğumgünü için. çok fazla işim vardı, yetişemezdi ama herşeyi bir yana bırakıp onu çizdim eve gelir gelmez. eskiden olsa omuz silkerdim, o kadar erimezdim en azından. şimdi bir erkeğin bir kızı mutlu etmek için uğraşması o kadar çok şey ifade ediyor ki.

hayatımda yeni bir dönem başlıyor. okul yılları bitti. bir sürü mekanı kaldıramaz oldum. kendimi çok huzurlu hissettiğim birkaç evde, bazı arkadaşlarla, bazı kedilerle, bazı fincanlarla olmayı tercih eder oldum. ama yine de canlı müziğe, içkiye ve kızarmış,berbat yiyeceklere çok yerim var. demek ki artık çok genç değilim, ama yine de çok geç değil.

1 yorum:

  1. insan ne ara dışarı çıktın da o içkileri içtin diye sormadan edemiyor. belki artık çok genç değiliz, evet, ne var?ama ben tekrar 18-19 yaşlarıma dönmek istemezdim. ne o öyle ne yetişkinsin ne ergensin. bi garip. seni seviyorum. bodrum sana iyi gelecek.

    YanıtlaSil